netkitap.com



İsraf Etme

5 Milyon kişi 'Su'dan sebeplerle ölüyor.

Kategori: Belirtilmemiş

Dünyadaki ve Türkiye'deki su kaynaklarının bilinçsiz tüketimi ve kirletilmesiyle ilgili kampanyalara imza atan WWF Türkiye, en büyük hayat kaynağımızın yaşadığı tehlikeyi, 'Suyun Yeryüzündeki Serüveni' adıyla kitaplaştırdı.

Çalışmaya göre, büyük kentlerin kanalizasyonu haline gelen okyanuslara her yıl 20 bin ton atık boşaltılırken, kirlettiğimiz su miktarı 12 bin kilometreküpe yükseldi. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, okyanus kıyılarında yoksul ülkelerde yaşayan yaklaşık 30 milyon kişi hastalık taşıyan deniz canlılarını tüketerek zehirleniyor. Ayrıca, her yıl kirli sular yüzünden 5 milyon kişi hayatını kaybediyor.

Yeryüzündeki kirletilmiş su miktarının 12 bin kilometreküp olduğuna dikkat çekilen kitapta, bunun dünyanın en büyük 10 nehrindeki tatlı su miktarından daha fazla olduğu belirtiliyor. Suyun bugünkü gibi kirlenmeye devam ettiği sürece, 2050'ye kadar dünya çapında 18 bin kilometreküplük tatlı suyun kaybedileceğine de dikkat çekiliyor. 1970'li yıllardan bu tarafa tatlı su kaynaklarındaki biyolojik çeşitliliğin yarıdan fazlasının kaybedildiği ifade edilen eserde, dünyanın büyük nehirlerindeki balık stoklarının da kirlilik nedeniyle yüzde 90 azaldığına işaret ediliyor. Ayrıca kitapta 21. yüzyılın ortalarına doğru 60 ayrı ülkede 7 milyar insanın su sıkıntısı çekebileceği de belirtiliyor. Mustafa Gün, İstanbul

23 Ekim 2007, Salı

Zaman Gazetesi

22:51 - 24/10/2007 - yorum {yok} - yorum yaz


En çevreci yatırım: 150 firma gelirini 'çöpten' kazanıyo

Kategori: Belirtilmemiş

Çevre ve Orman Bakanlığı, sanayi işletmelerini, ürünlerinin ambalajından da sorumlu hale getirdi.

 

AB müktesebatına uyum çerçevesinde gerçekleştirilen düzenlemeye göre her firma, ürününün ambalajını çöpten toplayarak geri dönüşüme göndermek zorunda. Yeni uygulamayla ambalaj toplama işi de dev bir sektör haline gelmeye başladı. Artık çöp tenekelerinden kağıt ve plastik toplayanların yerini büyük şirketler alıyor. Katı atık toplama ve ayrıştırma işi yapan lisanslı firma sayısı şimdiden 150'yi buldu. Rakamın daha da artması bekleniyor.

Türkiye'de yılda tahminlere göre 25 milyon ton çöp çıkıyor. Bunun yüzde 12'si (3 milyon ton) cam, kağıt, plastik ve metal gibi geri kazanıma müsait ambalaj malzemesi. Uygun şartlarda biriktirilip ayrıştırılması halinde bunun büyük bölümünü ekonomiye geri kazandırmak mümkün. Ancak çöpe atılan ambalaj malzemelerinin 800-850 bin tonluk bölümü toplanabilirken bunun da sadece 350 bin tonu geri dönüştürülebiliyor.

Sanayiciler ambalaj atıklarını isterlerse kendileri toplayabiliyor ya da bedel karşılığında anlaşmalı kurumlara toplattırabiliyor. Ambalaj atıklarının toplattırılmasıyla ilgili halen tek yetkili kurum Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı (Çevko). Vakfı, Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki anlaşmalı atık toplayıcıları ve belediyeler vasıtasıyla firmalar için ambalaj malzemesi topluyor. Malzemeler tesislerde ayrıştırılarak geri dönüşüm fabrikalarına gönderiliyor.

Çevko adına İzmir ve Manisa bölgesinde ambalaj toplama işini Atkasan firması yapıyor. Şirket vatandaşları geri kazanıma uygun çöplerini ayrı torbalarda biriktirme eğitimi vererek işe başlamış. Firmanın Ticaret Müdürü Metin Doğan, semtlerde çevre mühendislerinin katılımıyla bilgilendirme toplantıları düzenlediklerini belirtiyor. Evlere de farklı renklerde çöp poşetleri bıraktıklarını ifade ederek, "Vatandaş cam, kağıt metal gibi ambalaj atıklarını ayrı poşetlere koyuyor. Biz de haftanın belli günlerinde evlerden bunları topluyoruz." diyor. Ankara'da faaliyet gösteren Simat Katı Atık Toplama Şirketi de sosyoekonomik düzeyi yüksek Çankaya ilçesinde önemli bir başarı elde etmiş. Şirket halen 57 bin konuttan düzenli katı atık topluyor. Hedef ilçenin tümüne ulaşmak. Firma yetkilisi Ekber Çavuşoğlu, bunun için eğitim çalışmalarına ağırlık verdiklerini aktarıyor. Çevko'nun İstanbul'daki anlaşmalı firmalarından Altaş Temizlik ise katı atık toplama işini şehrin en gelişmiş bölgelerinden Kadıköy'de yürütüyor. İlçede 8 bin konutun ambalaj atığı toplanıyor.

Her atık ayrı biriktirilmeli

Çevko Yürütme Kurulu Başkanı Ferid Ekmekcioğlu'na göre geri dönüşüm konusunda yasal boşluk yok. Ancak vatandaşların çöplerini biriktirme alışkanlığı ile belediye ve üreticiler sorunu önemsemiyor. Kaynağında ayrıştırılan ambalaj atıklarının yüzde 92 oranında geri kazanılabildiğini belirterek, "Her şeyin birlikte atıldığı çöplerde kayıp oranı yüzde 50." diyor. Vakfın Genel Müdürü Mete İmer ise ülkede 2020 yılına kadar atık ambalajların yüzde 60'ını geri kazanabilecek bir sistem kurulması gerektiğini bildiriyor.

Firma, çöpünden sorumlu

'Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği'ne göre tüm sanayi işletmelerinin her yıl piyasaya ne kadar ambalaj sürdüğünü bildirmesi ve bunun üçte ikisini geri toplaması gerekiyor. Geçen yıl işletmelerin ambalaj bildirimleri 1 milyon tonda kaldı. Yani 2 milyon tonluk bir kaçak söz konusu. Yetkililer, sanayinin zamanla Avrupa'daki gibi atık ambalaj bildirim ve toplanmasını daha ciddiye alacağını ifade ediyor.

5 bin atık kumbarası var

Avrupa'da geri dönüşüm kumbarası uygulaması oldukça yaygın. Türkiye'de de 10 yıl önce benzer uygulamalar başladı. Halen Çevko'nun Türkiye genelinde 5 bin 500 atık kumbarası bulunuyor. Vakıf, amaç dışı kullanımı önlemek için gelir düzeyi yüksek semtlere, sitelere, okullara ve büyük işyerlerine kumbara koyuyor. Geri kazanılabilir ambalajlar şöyle: Su-meşrubat şişeleri, plastik deterjan, şampuan ve gıda kutuları, bidonlar, teneke ve alüminyum ambalajlar, cam şişe ve kavanozlarla her türlü kağıt ürünü.

Necip Çakır
13 Ekim 2007, Cumartesi

                                                                                          Zaman Gazetesi'nden alıntıdır.

15:20 - 13/10/2007 - yorum {yok} - yorum yaz


Su Tasarrufu için Seferberlik

Kategori: Belirtilmemiş
 
 

Su tasarrufu için seferberlik

Çevre ve Orman Bakanlığı "SUDEST" (Su yatırımlarını destekleme ve su tasarrufu projesi) için kolları sıvadı.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, bugünlerde hükümetin 2 yıl önce uygulamaya koyduğu ve başarılı olduğu Köydes (Köylerin Alt Yapısını Destekleme), Beldes (Belediyelerin Altyapısını Destekleme) projesi gibi devletin su yatırımları için kaynak ayırmasına dayanan ve su seferberliğini de içeren bir proje için hazırlık yapmaya başladı.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun, projeyle ilgili olarak bürokratlarıyla yaptığı toplantıda, "Tarımsal sulamada kullanılan suyun depolanması ve bunun için maddi kaynak ayrılması lazım. Finansal sorunları da çözmek için yatırım bütçesinden belli bir payın tıpkı Köydes, Beldes projeleri gibi Sudest projesi için ayrılması gerekiyor" dediği öğrenildi. Düzenlenen toplantılar sonucunda yapılacak çalışmalar şöyle belirlendi:

DAMLA SULAMA ÖZENDİRELECEK


Tarım ve sanayide suya ihtiyacı en aza indirecek teknolojiler desteklenecek. Doğru sulama teknikleri ve uzun ömürlü, su tasarrufu sağlayan, bitkinin su alımını kolaylaştıran yeni teknoloji, yani damla sulama özendirilecek.

Finansal problemleri çözmek için de ilk olarak devletin yatırım bütçesinden belli bir payın su yatırımları için ayrılması sağlanacak. Köydes, Beldes projesine benzer Sudest yatırım projesi başlatılacak.

ÖZEL SEKTÖR SULAYACAK

Sulamada özel sektörün önü açılacak. Sulama yatırımları özel sektör eliyle hızlandırılacak. Kimsenin mülkü olmayan kamunun yararı ve kullanımına bırakılmış genel suların satışı yani mülkiyetinin devri söz konusu olmayacak. Kullanım ya da işletme hakkının belli bir bir süre için devri söz konusu olacak.

Çevre ve Orman Bakanlığı, ikinci adım olarak hızla bitirilmesi istenen projelerin hızlandırılması için hidroelektrikte olduğu gibi yap-işlet-devret projelerine öncelik verecek.

ATIK SULARIN GERİ KAZANIMI SAĞLANACAK


Atık suların geri kazanımı konusundaki çalışmaları ağırlık verilmesi sağlanacak. Bu yöndeki Avrupa Birliği desteklerinin önü açılacak. Herkesin su kullanıma özen göstermesi için ulusal düzeyde bir seferberlik başlatılacak. Toplumsal duyarlılık arttırılarak tasarrufa önem verilmesi için bakanlıklar ve sivil toplum örgütleriyle koordineli çalışılacak.

DERS PROGRAMLARINA GİRECEK


Su tasarrufu ve kuraklık konusu ders programlarına girecek. Öğrenciler, evde ve okulda su tasarrufu yapmanın yollarını öğrenecekler. Önümüzdeki öğretim yılının ders programlarına su tasarrufuyla ilgili dersler verilmesi için çalışmalar yapılacak.

(ANKA)
Sabah Gazetesi'nden alıntıdır

16:50 - 7/10/2007 - yorum {yok} - yorum yaz


Değirmendere'nin su sıkıntısı ortadan kalktı

Kategori: Belirtilmemiş

Adapazarı Su ve Kanalizasyon İdaresi (ADASU) Genel Müdürü Rüstem Keleş, Değirmendere köyündeki içme suyu isale hattının tamamlandığını söyledi.

 

Keleş, yaptığı yazılı açıklamada, Değirmendere köyünde su sıkıntısının büyük ölçüde giderildiğini belirtti. Yaz aylarında suyun yetersiz olmasından dolayı bölgede sıkıntı yaşandığını kaydeden Keleş, isale hattının tamamlanmasıyla birlikte köyün yüksekte kalan yerleşimlerine su verilmeye başlandığını ifade etti. 2 bin 400 metrelik içme suyu isale hattının tamamlanmasıyla köyün kendi kaynağı olan Büyükdere'den şebekeye su verilmeye başlandığını anlatan Keleş, "Eski hattı iptal ettik. Yerine 2 bin 400 metre isale hattı yaptık. Bugün yüksek kesimlere su rahatlıkla ulaşıyor. Değirmendere'de su sıkıntısı giderildi." dedi.

Salih Hamurcu
07 Ekim 2007, Pazar

                                                                                                                                

 Zaman Gazetesi'nden alıntıdır

16:45 - 7/10/2007 - yorum {yok} - yorum yaz


Bursa'nın-Doğancı Barajı Alarm Veriyor!

Kategori: Belirtilmemiş

Bursa'nın suyunu karşılayan Doğancı Barajı alarm verdi, yeni kuyular aranıyor
Küresel ısınmaya bağlı olarak azalan yağışlarla birlikte Bursa'nın en önemli su kaynaklarından olan Doğancı Barajı'ndaki su seviyesi de her geçen gün azalıyor. BUSKİ, şehrin suyunun yüzde 85'ini karşılayan Doğancı Barajı'ndaki, kesintisi yapılmaması durumunda Ekim ayı içerisinde biteceğini bildirdi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi (BUSKİ), şehrin içme suyu ihtiyacının yüzde 85'ini karşılayan Doğancı Barajı'ndaki, suyun kesintisi yapılmaması durumunda ekim ayı içerisinde biteceğini bildirdi. Kesinti yapmayan belediye ise yeni kuyu açma çalışmalarını hızlandırdı.

Küresel ısınmaya bağlı olarak azalan yağışlarla birlikte Bursa'nın en önemli su kaynaklarından biri olan Doğancı Barajı'ndaki su seviyesi her geçen gün azalıyor. Yapılan son ölçümlerle barajdaki su seviyesinin 2,5 milyon metreküp olduğunu açıklayan BUSKİ, oranlama yapıldığında ise barajdaki su oranının yüzde 7,65 olduğunu duyurdu. BUSKİ yetkilileri yağış olmaması varsayıldığında barajda 20 günlük su bulunduğunu, ancak kentin su ihtiyacını karşılayacak yeni projeler üzerinde çalışıldığını bildirdi. BUSKİ'den yapılan yazılı açıklamada, "Durum böyle iken Büyükşehir Belediyesi kentin su ihtiyacını karşılayacak yeni projeler üzerinde çalışmaktadır. Bu projelerden en önemlisi yeraltı su kaynaklarının daha verimli kullanımı sağlayacak su kuyularının açılmasıdır. Bursa'nın 70 farklı noktasında yürütülen çalışmalar ile kentin su ihtiyacını karşılayacak ve barajdaki su yükünü hafifletecek yeraltı kaynaklarına ulaşılması hedeflenmektedir. 15 gün içerisinde tamamlanacak olan çalışmalar sonunda 70 kuyudan günlük 110 bin metreküp, yıllık ise 110 milyon metreküp su alınması planlanmaktadır. Daha önceden kullanılan 51 kuyu da eklendiğinde toplam 121 su kuyusundan günlük 190 bin metreküp su temin edilecektir." denildi.

Doğancı Barajı'nın üzerine 2 seyyar su pompasının kurulduğu belirtilen açıklamada, havzada kalan ancak baraj sistemine inemeyecek kadar az olan suyun, bu pompalar yardımı ile şehre verilebileceği kaydedildi. Bu sayede barajın ölü sayılan alt kotundan da günde 60 bin metreküp su temin edilebileceği aktarılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Kentin günlük su ihtiyacının ortalama yüzde 15'ini karşılayan pınar kaynaklarının da yeni ıslah projeleri ile güçlendirilme çalışmaları devam etmektedir. Bursa'nın 145 olan pınar kaynağı, Uludağ ve Saidabat'ta yapılan yeni kaynak ilaveleri ile 160'a çıkarılmıştır. Pınar kaynaklarından da şehre günde 15 bin metreküp su verilmektedir."

Cihan Haber Ajansı
06 Ekim 2007, Cumartesi

                                                                                  Zaman Gazetesi'nden alıntıdır.

                                                                         

17:48 - 6/10/2007 - yorum {yok} - yorum yaz


Su Gündemi

Kategori: Belirtilmemiş

Ankara'nın 4-5 aylık suyu kaldı

DSİ tarafından yapılan son ölçümlerde Ankara'daki içme suyu barajlarında doluluk oranının yüzde 1.2'ye kadar düştüğü belirlendi.

Ankara'da geçen yılın aynı döneminde yüzde 17.6 olarak ölçülen doluluk oranı, bu yıl yüzde 1.2'ye kadar geriledi.

Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, barajlardaki su oranının yüzde olarak verilmesinin vatandaşları yanıltabileceğini belirterek,
Ankara'daki barajlarda şu anda 4-5 aylık ihtiyacı karşılayacak suyun bulunduğunu söylediler. Yetkililer, Kızılırmak'tan su getirme
çalışmalarının sürdüğünü, en geç yıl sonunda Ankara'ya suyun getirileceğini kaydettiler.

İstanbul'da doluluk oranı yüzde 15.8, İzmir'de yüzde 21.3, Bursa'da ise yüzde 7.3 olarak ölçüldü.

DSİ yetkilileri, kentlerin içme suyu ihtiyacının yalnız yüzey sularından karşılanmadığına dikkati çekerek, yer altı sularının da büyük ölçüde
kullanıldığını ifade etti.

Ancak, yer altı suyu kuyularının ilgili belediyeler tarafından işletildiğini anımsatan yetkililer, kuyulardan alınan su miktarlarıyla
ilgili olarak kurumda bilgi bulunmadığını belirttiler.

SULAMA VE ENERJİ BARAJLARI

Türkiye'deki 167 sulama barajındaki doluluk oranı yüzde 29.23 olarak belirlendi. Sulama barajlarındaki doluluk oranında, 1 Eylül 2007'ye göre
yüzde 2.90'lık azalış meydana geldi.Enerji maksatlı barajlarda ise 27 Eylül tarihi itibariyle doluluk oranı yüzde 34.81 olarak tespit edildi. Geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında enerji maksatlı barajların doluluk oranında yüzde 12 civarında azalma oldu.

AA
Sabah Gazetesi

12:51 - 1/10/2007 - yorum {1} - yorum yaz


Tuzla'daki zehirli variller çevre bilincinin miladı oldu

Kategori: Belirtilmemiş

Türkiye, geçtiğimiz yıl nisan ayında büyük bir çevre felaketiyle yüz yüze geldi. İstanbul Tuzla'da toprağa gömülmüş halde bulunan yüzlerce zehirli varil, kamuoyunu ayağa kaldırırken, tüyler ürpertici manzaranın toplumda olumlu bir yansıması oldu.
Zehirli variller kamuoyunda uzun süre tartışılmıştı.

 

 

Çevre bilinci, rakamlarla tespit edilecek kadar yükseldi. Geçmişte kamyonlarla dökülen çöpleri önemsemeyen vatandaşlar, artık yola konserve kutusu atanları bile ihbar etmeye başladı. Söz konusu tarihten sonra vatandaşlardan gelen ihbarların sayısında yüzde 200'lere varan artış görüldü. Zehirli varil skandalının ardından Çevre Kanunu'nda yapılan değişiklikle cezalar da ağırlaştırıldı. Yeni uygulamalar sayesinde sadece İstanbul'da 2005'te yaklaşık 200 bin YTL olarak kayıtlara geçen ceza miktarı, bu yılın ilk 5 ayında 4 milyon YTL'yi aştı. Yıl sonu tahminleri ise 10 milyon YTL. Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'ye göre, cezaların parasal olarak artması, yapılan ihbarların doğru çıkmasından kaynaklanıyor. Tuzla'daki felaketten sonra çevre müdürlüklerine yapılan şikâyetlerde büyük bir artış yaşandığını vurgulayan Pepe, toplumda oluşan duyarlılığı 'çevre bilincinin miladı' olarak görüyor. İstanbul Çevre ve Orman İl Müdürü Doç. Dr. Mehmet Emin Birpınar da, ihbarların çoğunun sanayi bölgelerinden gelmesinin önemine işaret ediyor. Zehirli atıkları bertaraf eden İZAYDAŞ ise Tuzla'daki skandaldan sonra ortaya çıkan talebe cevap vermekte zorlanıyor. Sanayiciler, zehirli atıklarını yurtdışına göndermek zorunda kalıyor.

Çevre cezaları 2006 yılının Nisan ayından sonra artış gösterdi. Türkiye genelinde toplam 19 milyon 551 bin 415 YTL ceza kesildi. Bunların büyük bölümü sanayinin geliştiği illerde görülürken turizm merkezleri ikinci sırada geliyor. Turizm bölgeleri arasında en fazla çevre cezası 2 milyon 883 bin 934 YTL ile Muğla'da kesildi. Artvin ve Hakkari'de hiç ceza verilmedi. En az çevre cezası kesilen il 150 YTL ile Kilis olurken, en fazla ceza 6 milyon 115 bin YTL ile İstanbul'da verildi. Türkiye'nin mega kentinde kesilen çevre cezalarındaki artış ise 20 kat. 2005'te toplam 211 bin YTL çevre cezası verilen İstanbul'da, bu yılın ilk beş ayında rakam 4 milyon 208 bin 411 YTL'ye ulaştı. Yıl sonuna kadar ulaşılması beklenen sınır 10 milyon YTL olarak tahmin ediliyor. Geçtiğimiz yıl ise kesilen cezaların toplamı 6 milyon 115 bin YTL olarak kayıtlara geçti. Sakarya'da, bu yılın ilk beş ayında kesilen çevre cezaları 2006 yılının rakamlarına ulaşmış durumda. 2006 yılında toplam 439 bin YTL olarak kayıtlara geçen çevre cezası bu yılın mayıs ayı itibarıyla 388 bin YTL'ye ulaştı. Çevre cezalarındaki artış ve halkın duyarlılığı firmaların zehirli atıklarını bertaraf edilmesi için İzmit Atık ve Artıkları Arıtma Yakma AŞ (İZEYDAŞ)'a yönlendirdi. Ancak tam kapasite çalışan İZEYDAŞ, Tuzla olayından sonra aşırı talep yığılmasına cevap veremedi. İZEYDAŞ Genel Müdürü Bilal Şengün, "Tuzla'dan sonra aşırı bir talep patlaması yaşandı. Taleplere cevap veremiyoruz." dedi. Şengün, firmaların zehirli atıklarını bertaraf ettirmek için Avrupa'daki atık yakma tesislerine gönderdiğini ifade etti.

2006 yılının ilk beş ayında 5 bin çevre ihbarı yaşandığını belirten İstanbul Çevre Orman İl Müdürü Doç. Dr. Mehmet Emin Birpınar, varillerin ortaya çıkmasından sonra bu sayının 12 bine yükseldiğini kaydetti. Bu yılın ilk 5 ayındaki ihbarların 12 bine ulaştığını vurgulayan Birpınar, vatandaşta oluşan çevre duyarlılığının gelecek adına ümit verici olduğunun altını çizdi. Yapılan ihbarlara yetkililerin duyarlı yaklaşmasının da etkili olduğunu belirten Birpınar, "Halkımız çevresinde olan yanlışlıkları ihbar ediyor. Birimlerimiz söz konusu şikayetleri yerinde inceliyor, vatandaşla direkt irtibata geçerek daha geniş bilgiye ulaşıyor. Bu çalışmalar da vatandaşta 'şikayetlerimiz karşılıksız kalmıyor' imajını oluşturdu. 'Şikayetine cevap bulduğu' anlayışı yerleşti. Bu da şikayetlerin artmasına neden oldu." dedi.

10 Haziran 2007, Pazar

Zaman

11:00 - 10/6/2007 - yorum {yok} - yorum yaz


Sabah Gazetesi Dosyası...

Kategori: Belirtilmemiş
İklim eylemcileri Lesley Butler ve Rob Bell Norveç kutup kenti Longyearbyen’de donmuş bir fiyortun kenarında güneşleniyorlar. Eylemciler küresel ısınmanın Kutup bölgesinde ciddi anlamda erimelere yol açacağını bunun da deniz suyu sıcaklığını yüzülecek ve güneşlenilebilecek kadar ısıtabileceğine dikkat çekiyorlar.

Yapabileceğimiz 10 basit katkı

Küresel ısınmayı durdurmak için siz de birşeyler yapabilirsiniz. İşte, karbondioksit salınımını azaltmak için gerçekleştirebileceğiniz 10 basit katkı ve bunları yaptığınızda ne kadar karbondioksit tasarrufu sağlayabileceğinizin hesabı...
1- Ampulünüzü değiştirin: Standart akkor ampulünüzü tasarruf ampulü ile değiştirin, yılda 75 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayın.
2- Daha az araba kullanın: Her zamankinden daha sık yürüyün, bisiklet kullanın ve toplu taşıma araçlarından daha çok faydalanmaya özen gösterin. Araba kullanmadığınız her iki kilometre için 0.75 kg. karbondioksit tasarruf edeceksiniz.
3- Geri dönüşüme katkıda bulunun: Evinizden çıkan çöplerin sadece yarısını geri dönüştürerek yılda bin 200 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
4- Lastiklerinizi kontrol edin: Düzgün şişirilmiş lastiklerle litre başına aldığınız yol yüzde 3 oranında artacaktır. Her 4 litre benzin tasarrufu, 10 kilo karbondioksiti atmosferimizden uzak tutar.
5- Daha az sıcak su kullanın: Suyu ısıtmak için çok fazla enerji gerekmektedir. Daha az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kg., giysilerinizi soğuk ya da ılık suda yıkayarak da 250 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
6- Ambalajları fazla olan ürünlerden kaçının: Çöpünüzü yüzde 10 oranında azaltarak 600 kg. karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.
7- Su ısıtıcınızı ayarlayın: Isıtıcınızı kışın iki derece aşağı, yazın iki derece yukarı ayarlayın. Bu basit ayarlamayla yılda bin kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
8- Bir ağaç dikin: Bir ağaç ömrü boyunca bir ton karbondioksit emer.
9- Çözümün parçası olun: Harekete geçmek ve daha fazla bilgi almak için 'www.iklimkrizi.net'i ziyaret edin.
10- Herkese anlatın: Küresel ısınmayla ilgili bildiklerinizi çevrenize anlatın.



DÜNYAYI KURTARMAK İÇİN SADECE 5 YIL KALDI

Dünya Doğal Hayatı Koruma Fonu (WWF), dünyanın iklim değişikliği felaketine uğraması için 5 yılın bulunduğunu belirterek, hükümetlere, karbon emisyonlarını azaltarak gidişatı tersine çevirmek için harekete geçmeleri için 2012'ye kadar zamanları olduğu uyarısında bulundu.

Sky News'un internet sitesindeki habere göre, kuruluşun yetkililerinden James Leape, "olumlu değişikliğin tohumlarını ekebilmemiz için küçük bir zaman dilimimiz var ve bu süre önümüzdeki 5 yıl" diyerek bu süreyi heba etmemek gerektiğini belirtti. WWF'nin "2050 İçin Vizyonlar" raporunda, hükümetler bunu yapmazlarsa "gelecek kuşakların, harekete geçme yeteneksizliğinin yol açtığı güçlüklerle yaşamak zorunda kalacakları" belirtildi.

WWF'nin İngiltere iklim değişiklikleri programı sorumlusu Keith Allott da iklim değişikliğinin çapının göz korkutucu olmasına karşın, acilen harekete geçilmesi halinde bu gidişatın durdurulabileceğini söyledi.

13:58 - 5/6/2007 - yorum {yok} - yorum yaz


Parfüm kadar değerleri yok...

Kategori: Belirtilmemiş

Dünyanın en güçlü ülkelerini biraraya getiren G-8 zirvesi, Almanya’nın Heiligendamm kentinde başlıyor. İngiliz The Independent gazetesi ise G-8 ülkelerinin yoksul ülkelere yıllık yardımı 50 milyar dolara çıkarma sözünü tutmadığını, ancak lüks tüketime daha fazla para harcadığını gözler önüne serdi. İşte örnekler:




Parfüm kadar değerleri yok

İngilizler, hükümetin yardıma ayırdığı bütçenin iki katını şarap ve şampanyaya yatırdı.

Almanların ayakkabıya harcadığı para, yardımdan fazla.

Fransız kadınları, resmi yardım bütçesinin 3 katını parfüme yatırdı.

Japonya’da güneş gözlüklerine harcanan para yardımı aştı.

ABD’nin yıllık yardım miktarı ExxonMobil’in yıllık karından düşük.

İtalyanlar dondurmaya, yardımdan daha çok para ayırdı.

Kanadalılar’ın biraya yaptığı harcamalar yardımların iki katı.

520 GÖSTERİCİ YARALANDI

Küreselleşme karşıtlarının G-8 zirvesine karşı düzenlediği protesto gösterilerinde şiddetli çatışmalar 3’üncü gününe girdi. 25 bin polisin güvenlik önlemi aldığı Rostock bölgesinde çıkan çatışmalarda 520 protestocu yaralandı. 478 kişi gözaltına alındı.

http://www.iyibilgi.com/

12:53 - 5/6/2007 - yorum {yok} - yorum yaz


Su tasarrufu önerileri

Kategori: Belirtilmemiş
TEMA Vakfı Kaynak Geliştirme Bölüm Başkanı Yeşim Beyla, 4 kişilik bir ailenin, alacağı basit önlemlerle yılda 140 ton su tasarrufu yapabileceğini bildirdi.

Beyla, yaptığı açıklamada, küresel ısınmanın etkilerinin artık net olarak görüldüğünü, kar ve yağmur sularıyla beslenmesi gereken göllerin nehirlerin kuruduğunu, kuraklığın etkisinin sadece kırsal kesimde değil, kentlerde de hissedildiğini hatırlattı.

Bilim adamlarının yaptığı araştırmaların, Türkiye'nin de küresel ısınmanın etkilerini şiddetli biçimde yaşayacağını, bu etkinin güneyde kuraklık kuzeyde de aşırı yağış ve seller getireceğini öngördüğünü dile getiren Beyla, Türkiye'nin yaygın olarak sanıldığının aksine su zengini bir ülke olmadığına dikkati çekti.

Beyla, yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 8-10 bin metre küp olan ülkelerin ''su zengini'' sayıldığını, 2 bin metre küpten az olanların ''su azlığı çeken'', 1000 metre küpten az olanların ise ''su fakiri'' ülkeler arasında kabul edildiğini söyledi.

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye'nin tüketilebilir yer üstü ve yer altı su potansiyelinin yılda ortalama 112 milyar metre küp olduğunu ifade eden Beyla, Türkiye'nin kişi başına ortalama 1500 metre küp ile ''su azlığı çeken'' bir ülke olduğunu vurguladı.

Yeşim Beyla, Türkiye'nin nüfusunun 2030 yılında 100 milyonu bulmasının beklendiğine işaret ederek, Türkiye'nin, mevcut kaynakların tamamı bozulmadan korunsa bile 2030 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1000 metre küp civarında olacağını kaydetti.

''HERKESİN ÇABASI ÖNEMLİ''


Beyla, Türkiye'de suyun büyük bir bölümünün evlerde kullanıldığını belirterek, TEMA Vakfı olarak evlerdeki gereksiz su tüketiminin önlenmesi için ''Suyunu Boşa Harcama'' kampanyası başlattıklarını anımsattı.

Herkesin tek tek göstereceği bireysel çabaların kullanılabilir su miktarının korunması için büyük önem taşıdığını vurgulayan Yeşim Beyla, ''4 kişilik bir aile, musluğun gereksiz yere akmasına izin vermeyerek, kısa duş alarak, bulaşıklarını makinede yıkayarak, gereksiz yere sifon kullanmayarak yılda 140 ton su tasarrufu yapabilir'' dedi.

TASARRUF ÖNERİLERİ

Yeşim Beyla, su tasarrufu konusunda şu önerilerde bulundu:

-Musluğu açık bırakmayın. Sebze meyveler elde yıkamak yerine su dolu bir kapta yıkanırsa çok daha az su tüketilir. 4 kişilik bir aile bu yöntemle yılda ortalama 18 ton su kurtarabilir.

-Bulaşıkları elde değil makinede yıkayın. 4 kişilik bir aile günlük bulaşığını elde yıkarsa, ortalama 84-126 litre su harcanır. Oysa bulaşık makinesi aynı bulaşığı sadece 12 litre su ile yıkar. Bu da bir yılda ortalama 26-40 ton su tasarrufu demektir.

-Diş fırçalarken, tıraş olurken suyu kapatın. Kullanılmadığı halde açık bırakılan su harcaması, yılda kişi başına ortalama 12 tondur. 4 kişilik bir ailede bu rakam yaklaşık 48 tondur.

-Daha kısa duş alın. 5 dakikalık bir duş sırasında ortalama 60 litre su harcanır. 4 kişilik bir ailenin her bir ferdi duş süresini 1 dakika azaltırsa yaklaşık 18 ton suyu kurtarır.

-Sifonu gereksiz yere çekmeyin. Dört kişilik bir ailenin fertleri günde bir kez sifonu amacı dışında çekerse, yılda 16 ton su harcamış olur.

-Rezervuara, su dolu 1,5 litrelik pet bir şişe yerleştirin. Bu basit önlemle, yılda 2 ton su tasarrufu sağlanabilir.

-Duş başlığını yeni çıkan suyu daha iyi püskürten ekonomik duş başlıklarıyla değiştirin. Böylece suyu daha az açarak daha tazyikli suyla duş alınabilir.

-Muslukların su kaçırmadığından emin olun ve gerekirse tamir ettirin. Her saniye bir damla damlayan musluk, yılda 1 ton su harcar.

-Su kaçaklarını engelleyin. Ev ya da apartmanınızdaki su borularını yenileriyle değiştirin ya da tamir ettirin. Eski tip borular tonlarca suyun kayıp olmasına neden olur.

-Çamaşır makinesini ekonomik kullanın. Tek bir çalıştırmada yaklaşık 176 litre su harcayan çamaşır makinesi haftada bir kez bile az kurulsa, yılda 9 ton su tasarruf edilir.

(AA)
Sabah Gazetesi'nden alıntıdır.

13:52 - 22/5/2007 - yorum {3} - yorum yaz


Sonraki Sayfa
Hakkımda
Sizde basında okuduğunuz şeyleri e-mail olarak bize yollayabilirsiniz, unutmayın israf sadece edene değil tüm halkımıza zarar vermektedir ve bu konuda duyarlı olmak da hepimizin görevidir. Şayet israfın önlenmesi konusunda fikirleriniz var ise onu da paylaşabilirsiniz. Sevgiler.
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Düşünce Gündem
Yeşil Kart'la Hayat Boyu Oturma Hakkı ve Vatandaşlık
Suyunu Boşa Harcama
Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı
Dale Carnegie

EPSİLON YAYINLARI
Çağdaş Türkiye'nin Avrupa Dönüşümü
Kemal Derviş & Daniel Gros & Michael Emerson & Sinan Ülgen

DOĞAN KİTAPÇILIK
Sanık
Yılmaz Güney

YILMAZ GÜNEY KÜLTÜR VE SANAT VAKFI
Darbelerin Ekonomisi
Mehmet Altan

İYİADAM
Şifrelerin Matematiği: Kriptografi
Ersan Akyıldız, Sedat Akleylek, Canan Çimen

ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayıncılık
Kategoriler
Son Yazılar
- 5 Milyon kişi 'Su'dan sebeplerle ölüyor.
- En çevreci yatırım: 150 firma gelirini 'çöpten' kazanıyo
- Su Tasarrufu için Seferberlik
- Değirmendere'nin su sıkıntısı ortadan kalktı
- Bursa'nın-Doğancı Barajı Alarm Veriyor!
- Su Gündemi
- Tuzla'daki zehirli variller çevre bilincinin miladı oldu
- Sabah Gazetesi Dosyası...
- Parfüm kadar değerleri yok...
- Su tasarrufu önerileri
Arkadaşlarım
ademgunesh
incebiragit
sohbetsevenler
2050