netkitap.com


İsraf Etme

Su, Ege'de çiftçilere jandarma denetiminde verilecek

Kategori: Belirtilmemiş

Küresel ısınmaya bağlanan kuraklık tehlikesi çiftçileri endişelendiriyor. Kış aylarını yağmursuz geçiren Ege Bölgesi, sıkıntılı günler yaşıyor.

DSİ, barajlardaki doluluk oranı yüzde 40'a düştüğü için çiftçilere ikinci mahsul için su vermeme kararı aldı. İsrafın önlenmesi ve adaletli dağıtımın sağlanması amacıyla Aydın'daki çiftçiler sulamayı jandarma kontrolünde yapacak. Manyas Gölü'ndeki su azlığı sebebiyle Manyas ve Karacabey ovalarında çeltik ekimi yasaklandı. Zaman'ın sorularını cevaplayan Balıkesir Valisi Selahattin Hatipoğlu, kuşların önemli barınma, kışlama ve üreme deltası olan Manyas Kuş Cenneti'ni korumak için suyu belli bir seviyenin üstünde tutmak gerektiğini vurguladı. Denizli'de de kuraklığa karşı bir dizi önlem alındı. Çiftçilere verilen su miktarını azaltan DSİ, susuz yetişebilen bitkilerin ekilmesi için sürekli tavsiyelerde bulunuyor. 21. Bölge Müdürü Halil İbrahim İndap, geçen yıl barajlarda 1 milyar 155 milyon metreküp su varken, rakamın bu yıl 668 milyon metreküpe indiğini belirtti.

DSİ İzmir Bölge Müdürü Ayhan Sarıyıldız, Ege Bölgesi'ndeki 13 barajda yüzde 43-44 doluluk oranı olduğunu söyledi. Sarıyıldız, DSİ'nin bölgede 280 bin hektarlık sulanması gereken tarım arazisinin 150 bininde planlama yaptıklarını belirtti. DSİ Manisa Şube Müdürü Bilgin Telek, kuraklık tehlikesinden ötürü Gediz Ovası'nda bu yıl ikinci ürünlere su veremeyeceklerini söyledi. Demirköprü, Afşar ve Gölmarmara barajlarında su seviyelerinde geçen yıla oranla yüzde 50 düşüş görüldüğünü ifade eden Telek, mevcut suların kullanılması konusunda bir dizi tedbirler aldıklarını aktardı. Aydın'da kuraklık nedeniyle sulama birlikleri bir araya gelerek kuraklıktan en az etkilenmek için alınacak önlemleri karara bağladı. Suyun adaletli şekilde dağıtılması için su verilen bölgelerde jandarma birliklerinin nöbet tutmasına karar verildi.

Aydın'da son 3 ay içerisinde geniş katılımlı 4 toplantı düzenlendi. Bu toplantıların sonucunda Büyük Menderes Havzası 2007 Yılı Genel Sulama Planlaması Hazırlama ve Uygulama Komisyonu kuruldu. Komisyonun hazırladığı sulama planı çerçevesinde nisan ayı içerisinde üreticilerin ektikleri ürünleri sulaması için bir miktar su verildi. Ardından sulama kanallarına su verme işlemi, yaz aylarında yeniden başlanmak üzere durduruldu. Yaşanan kuraklıkla birlikte su sıkıntısının had safhaya ulaşması, tarım bölgesi olan Aydın'da en çok yıl içerisinde birden fazla ürün eken üreticiyi mağdur etti. Bütün tarım alanlarına DSİ tarafından düzenlenen rotasyon usulüyle su verilmeye başlandı. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Manyas Gölü'nün doluluk oranının yüzde 33 civarında olması nedeniyle Manyas ve Karacabey ovalarında çeltik ekimini yasakladı. Balıkesir Valisi Selahattin Hatipoğlu, Manyas Gölü'ndeki doluluk oranının ihtiyacın dörtte biri kadar olduğunu ve çeltik üretimini yasakladıklarını söyledi. Hatipoğlu, Kuş Cenneti'nin geleceği düşünülerek suyun belli bir seviyenin altına inmemesi gerektiğini belirtti. Denizli'de de DSİ sulama birlikleri, suyu ölçülü veriyor. DSİ 21. Bölge Müdürü Halil İbrahim İndap, geçen yıl barajlarda 1 milyar 155 milyon metreküp su varken bu yıl 668 milyon metreküp olduğunu belirtti. İzmir, Manisa, Aydın, Balıkesir, Çanakkale, Denizli; Zaman

Mehmet Barlas

Zaman

12:17 - 20/5/2007 - yorum {0} - yorum yaz


'2050'de 1 milyar iklim mültecisi'

Kategori: Belirtilmemiş


 

 
Uluslararası bir yardım kuruluşu, küresel ısınma sonucu en az bir milyar insanın mülteci konumuna düşeceği uyarısında bulunuyor.

Çin'de kurumuş bir nehir yatağı
Örgüt nüfus hareketlerinin ciddi risk yaratabileceğini belirtiyor

Yardım Kuruluşu Christian Aid'in hazırlattığı uyarılarla dolu rapor, iklim değişimine bağlı bu göçlerin gelecek 40 yıl içinde yaşanacağını belirtiyor.

2050 yılına kadar öngörüleri içeren rapora göre evlerini terkedeceklerin büyük bölümü dünyanın en yoksul ülkelerinde yaşayanlar olacak.

Küresel ısınmanın neden olacağı, kuraklık, seller ve çevresel değişimler dünyanın bazı bölgelerini yaşanılmaz hale getirecek.

Örgüt ''İnsan dalgası'' olarak nitelediği; açlık, kıtlık, kuraklık ve sellerden kaynaklanacak dev nüfus hareketlerine karşı derhal harekete geçilmesi gerektiğini vurguluyor.

Ancak Christian Aid'in çalışması küresel ısınma mültecilerinin, insanlık tarihinin en büyük nüfus hareketi olacağına dikkat çekiyor.

Halihazırda çatışmalar ve doğal felaketler nedeniyle evlerinden olanların sayısı 155 milyon civarında.

Raporun altında imzası olan bilimadamlarından John Davison, kalkınmış ülklerin şimdi harekete geçmeleri gerektiğine dikkat çekiyor:

John Davison, gelinen noktadan büyük ölçüde sorumlu olduklarını vurguladığı zengin ülkelerin hükümetlerinin ''uyum süreci'' için 100 milyar dolarlık bir fon ayırmaları gerektiğini söylüyor.

Bu fonun küresel ısınmanın neden olacağı felaketten en fazla zarar görmesi muhtemel ülkelerde yaşayanların yaşam biçimlerini yeni sürece uyarlamalarında yardımcı olacağını vurgulayan John Davison, böylece de, bu insanların kamplara, gecekondulara sürüklenmelerinin önüne geçilebileceğine işaret ediyor.

Christian Aid, kaynakların zaten kıt olduğu bölgelerdeki nüfus hareketlerinin güvenlik riskleri yaratacağı; bunun ise sonunda dünya çapında istikrarsızlık tehdidi oluşturabileceği görüşünde.

Davison, felaket tellallığı yapmadıklarını söylüyor, ancak bazı uzmanların tahminlerini mütevazı bulduklarının altını çiziyor.

 

BBC Türkçe Servisi

00:05 - 17/5/2007 - yorum {0} - yorum yaz


Sıcaklık arttıkça, İç Anadolu'da göller kuruyor

Kategori: Belirtilmemiş

İç Anadolu Bölgesi'nde doğal güzellikleriyle Türkiye'nin zenginliği olan göller, küresel ısınma, bilinçsiz tarımsal sulama ve kirlenme gibi nedenlerden dolayı bir bir kuruyor.

25 yıl önce 24 metre derinliği bulunan Beyşehir Gölü, son yılların en düşük seviyesi olan 7 metreye kadar geriledi. Konya-Çumra Ovası'ndaki tarım alanlarının sulanması amacıyla gölden aşırı su çekimi yapılıyor. Göl kıyılarında kumullaşma, erozyon, otlanma, balıkların yumurtlama alanlarında bozulma başladı. Balık çeşitleri yüzde 90 oranında azaldı. Atıklar ve tarımdan dönen sular gölü tehdit ediyor.

Nasrettin Hoca ismiyle özdeşleşen Akşehir Gölü de büyük oranda kurudu. Gölün kurumayan kısmı ise bataklık haline geldi. Geleneksel olarak düzenlenen Uluslararası Nasrettin Hoca Şenlikleri'nde temsili hoca, son üç yıldır oluşturulan suni havuza maya çalıyor. 1970'li yıllarda yapılan ölçümlerde derinliği 12 metre, alanı ise 355 kilometrekare olan Akşehir Gölü, şimdi 50 kilometrekare alana ve 1 metre derinliğe kadar düştü.

1997'de 260 bin hektar alanı kaplayan Tuz Gölü, 7 yılda 100 bin hektar azalarak 160 bin hektara düştü. Gölü kirlilikten kurtaracak Konya atık su arıtma tesisinin yapımı sürüyor. Seyfe Gölü, Türkiye'nin en önemli sulak alanlarından biriydi. Birinci derece doğal sit alanı ilan edildikten sonra Ramsar Sözleşmesi'yle koruma altına alındı; ancak tamamen kurudu. Ereğli Sazlıkları, 1992 yılında doğal sit alanı, 1995 yılında ise tabiatı koruma alanı ilan edildi. DSİ tarafından alanı besleyen su kaynakları üzerine yapılan İvriz, Ayrancı ve Gödet barajları gölün beslenmesini durdurduğu için kuruma noktasına geldi. 'Dünyanın nazar boncuğu' olarak nitelendirilen Meke Gölü'ndeki su seviyesinin düşüşü yağış miktarına bağlı. Suları acı olan Meke Gölü'nden su kullanımı bulunmuyor. Suğla Gölü de yine tarımsal amaçlı kurutuldu.

Ünal Livaneli

Zaman

11:12 - 12/5/2007 - yorum {0} - yorum yaz


Suyu çekilen Kızılırmak'ta balıklar elle avlanıyor

Kategori: Belirtilmemiş

Kızılırmak Nehri de küresel ısınmadan nasibini aldı. Türkiye'nin en büyük nehri Kızılırmak'ın suyu büyük ölçüde çekildi.

Yeterince yağış olmaması ve hava sıcaklıklarının artması ile oluşan kuraklık, nehirde suyun azalmasına neden oldu. Nehirdeki balıklar da ölmeye başladı. Hirfanlı, Kapulukaya ve Yamula barajlarında su tutulması sebebiyle de suyu iyice azalan ırmakta bazı vatandaşlar nehrin ortasına kadar araçlarıyla giderek piknik yapıyor. Göletlerdeki balıklar araç gereçe gerek duymadan elle avlanabiliyor.

Kızılırmak'ta daha evvel herkesin yüzemediğini ifade eden piknikçi vatandaşlardan Zeki Okuyan, artık nehirden yürüyerek bile geçtiklerini söyledi. Sait Doğan ise nehrin ortasında piknik yaparak, bir ilki gerçekleştirdiklerini anlattı. Kırıkkale Çevre ve Orman İl Müdürlüğü Şube Müdürü Veysel Bulur, yağışlar mevsim normallerinin çok altında seyrettiği için Kızılırmak'ta su oranının ciddi oranda düştüğünü söyledi. Bulur, nehir yataklarında balıkların ölmesiyle ilgili bir araştırma yaptıklarını ve sonrasında hazırlanan raporda, balık istihsal sahaları olan nehir yataklarının ve çukurlaşan ortamların azalması neticesinde balıkların oksijensiz kalarak yok olduğunun tespit edildiğini aktardı. Raporda, "Atık suyun fazla olması ve nehirde suyun azalması sonucunda yatak devamlı kirletilmektedir." denildi. Kemal Başol, Kırıkkale

12 Mayıs 2007, Cumartesi

Zaman

11:11 - 12/5/2007 - yorum {0} - yorum yaz


Barajlar boşaldı, susuz yaz kapıda

Kategori: Belirtilmemiş

İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerimiz kurak geçmesi beklenen bir yaza hazırlanırken barajlardaki su miktarının giderek azalması 'Susuzluk sıkıntısı geri mi geliyor?' sorusunu akla getiriyor.

 

 

Türkiye genelinde barajlardaki su miktarı yüzde 50'nin altına düşerken Ankara'da bu oran yüzde 10'a dayandı. İstanbul'da bugün itibarıyla barajlardaki doluluk oranı yüzde 48,35. İstanbul'un en önemli su kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı'ndaki su seviyesi ise yüzde 46'ya indi. Belediyeler, muhtemel su sıkıntısına karşı yeni baraj yatırımlarına yöneliyor. İSKİ ve DSİ birlikte yürüttüğü Melen Projesi ile kasımda İstanbul'a su vermeyi hedeflerken Ankara 4 ay içinde Kızılırmak'tan su getirecek 125 kilometrelik hattı bitirmeyi planlıyor. 300 günlük suyu kalan İzmir'de ise yeni yatırımlarla su kapasitesi 95 milyon metreküp artırılacak. Sonbahar ve kış aylarında beklenen yağışların olmadığını kaydeden İSKİ yetkilileri, kuraklığa rağmen içme suyu kaynaklarındaki mevcut su rezervlerinin kasım ayına kadar yetebileceği tahmininde bulunuyor.

Yetkililer ayrıca, İstanbul'un son 50 yılda, ocak ve şubat aylarında aldığı ortalama yağış miktarının 161,7 milimetre olduğunu, bundan önceki en düşük seviyenin 1997'de yaşandığını kaydetti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ise daha dramatik bir tablo ortaya koyuyor. 6 aylık suları kaldığına dikkat çeken Gökçek, başkentlilerin suyu bu bilinçle tasarruflu kullanması gerektiğini söyledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da ÇED raporu gelir gelmez Çamlı, Bostanlı ve Değirmendere barajlarının inşaatına başlayacaklarını açıkladı.

İSKİ yetkilileri, "Barajlarımızda şu an 417 milyon metreküp su bulunuyor. Barajlardaki doluluk oranımız yüzde 48,35. İstanbul'a günde 2 milyon metreküp su veriyoruz. İstanbullular kullandıkları suyu israf etmemeli." şeklinde konuşuyor. İstanbul'un su ihtiyacını karşılayan barajların ortalama doluluk oranı yüzde 50'nin altına düştü. İstanbul'da bugün itibarıyla barajlardaki doluluk oranı yüzde 48,35. İstanbul'un en önemli su kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı'ndaki doluluk oranı ise yüzde 46'ya indi. İSKİ yetkilileri, Devlet Su İşleri (DSİ) ve Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Melen Projesi'nin hızla devam ettiğini kaydetti. İstanbul'a 170 kilometre uzaklıkta, Sakarya'da denize dökülen Belen Çayı'ndan İstanbul'a su getirecek olan proje, DSİ tarafından yürütülüyor. Projenin ilk aşamasında İstanbul'a yılda 268 milyon metreküp su sağlanacak. Melen Projesi kapsamında kasım ayında İstanbul'a su verilecek. İsaköy ve Sungurlu barajlarından su alabilmek için yapılan çalışmalar hızlandırıldı. 2010 yılında tamamlanması planlanan Melen Projesi'nin ilk ayağının kasım ayında bitirilmesi hedefleniyor.

Halıları yıkamak yerine silin

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, su sıkıntısı yaşanmaması için herkesi yüzde 25 tasarruf yapmaya çağırdı. Topbaş, "Hanımlar halı yıkamak yerine silmek suretiyle daha az su kullanımını prensip edinirlerse, diş fırçalarken musluk açık bırakılmazsa, beyler tıraş olurken hassasiyet gösterirlerse, 'iki parça çamaşır yıkayacağım' diye makineyi çalıştırmak yerine daha düzenli bir kullanım hassasiyeti gösterirlerse, bizim su kesintilerine gitmemize gerek kalmaz." diye konuştu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, İstanbul'da söylendiği gibi su sıkıntısı olmadığını söyledi. Güler, "Gerekli tedbirler alındı. Zaten Melen Projesi başta olmak üzere çalışmaları Devlet Su İşleri, İSKİ'yle birlikte sürdürüyor." dedi.

Ankara'daki su sorunu da yeniden gündeme geldi. Beklenen yağışların olmaması nedeniyle barajlar yüzde 89 oranında boş kalırken, önümüzdeki günlerde su kesintileri yapılması bekleniyor. Ankara'nın 6 aylık suyu kaldığını açıklayan Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, başkentlilerin suyu bu bilinçle tasarruflu kullanması gerektiğini söyledi. Ankara'da büyük bir su sorunu yaşanmaması için başlatılan çalışmalar çerçevesinde toplam 7 milyar hazır su rezervi bulunan Kızılırmak üzerindeki Kesikköprü ve Hirfanlı barajlarından su getirilmesi çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. İzmir'de de su sıkıntısı İstanbul'dan farklı değil. Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, baraj yapımına hız vereceklerini belirtti. İZSU Genel Müdürlüğü Çevre Koruma Kontrol Dairesi Başkanı Suzan Gök, Tahtalı Barajı'nda halen 119 milyon metreküp su bulunduğunu ve bunun da 300 gün yeterli olacağı açıklamasında bulundu.

Tasarruf tavsiyeleri

Diş fırçalarken, elinizi yıkarken, tıraş olurken musluğu kapatın ve suyu boşa akıtmayın.

Su tüketim elemanlarını seçerken tasarruflu su kullanımını sağlayacak ürünleri tercih edin.

Halılarınızı hortum kullanarak yıkamayın.

Araçları temizlerken sürekli akan hortumla değil, doldurduğunuz kova ile temizleyin.

Bulaşık ve çamaşır makinelerinizi tam doldurmadan çalıştırmamaya özen gösterin.

Duş alırken ihtiyacınız kadar su tüketin.

Yasin Kılıç - Mevlüt Karabulut / İstanbul - Ankara
12 Mayıs 2007, Cumartesi

Zaman

11:11 - 12/5/2007 - yorum {0} - yorum yaz


Küresel ısınmayı, su israfı yapmayarak azaltabilirsiniz

Kategori: Belirtilmemiş

Küresel ısınma, son yıllarda savaş ve politik konuları aşarak dünyanın en büyük sorunu haline geldi. Doğal Hayatı Koruma Vakfı Genel Müdürü Filiz Demirayak, Türkiye'nin su fakiri bir ülke olma yolunda hızla ilerlediğini söylüyor.

 

Filiz Demirayak, Türkiye'de 20 yıl önce kişi başına 4 bin metreküp su düştüğünü hatırlatırken, su kaynaklarının hızla azalması nedeniyle bugün kişi başına düşen su miktarının bin 430 metreküpe kadar düştüğünü belirtiyor. Türkiye'nin su fakiri ülkeler arasına girdiğini savunan Demirayak, israfın su sıkıntısında önemli bir rol oynadığını dile getiriyor. TEMA Vakfı Genel Müdürü Uygar Özesmi de İstanbul başta olmak üzere Türkiye'de de birçok kentin gerekli önlemler alınmadığı takdirde sıkıntılı günler yaşayacağını savunuyor. Uygar Özesmi, bireysel çözümle sıkıntıların önüne geçileceğini vurguluyor. Herkesin evinde kullandığı suya dikkat ederek önemli bir israfı önleyebileceğini anlatan Özesmi, boşa giden her damlanın küresel ısınmayı artırdığına dikkat çekiyor. İnsanları bilinçlendirmek için bir kampanya düzenlediklerini hatırlatan Özesmi, "Dört kişilik bir aile, musluğun gereksiz yere akmasına izin vermeyerek, kısa sürede duş alarak, bulaşıklarını makinede yıkayarak, gereksiz yere sifon kullanmayarak, güneş battıktan sonra bahçe sulayarak, bir yılda 140 ton su tasarrufu yapabilir." diyor.

Yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 8-10 bin metreküp olan ülkeler su zengini, 2 bin metreküpten az olanlar su azlığı çeken, bin metreküpten azı da su fakiri ülkeler arasında kabul ediliyor. DSİ'nin verilerine göre, Türkiye'nin tüketilebilir yerüstü ve yeraltı su potansiyeli yılda ortalama 112 milyar metreküp ve Türkiye, kişi başına ortalama bin 500 metreküp ile su azlığı yaşayan bir ülke.

Su tasarrufu için birkaç noktaya dikkat etmek gerekiyor. Her gün, sebzeleri elde yıkamak yerine, su dolu bir kapta yıkanması su tüketimini yarı yarıya azaltıyor. 4 kişilik bir aile bu yöntemle yılda 18 ton su kurtarabilir. Bulaşıkları elde değil, makinede yıkamak da son derece önemli. Yine 4 kişilik bir ailenin günlük bulaşığını elde yıkarsanız 84-126 litre su kullanıyorsunuz. Oysa bulaşık makinesi aynı bulaşığı sadece 12 litre su ile yıkayabiliyor. Dişlerinizi fırçalarken ve tıraş olurken kullanmadığımız halde açık bıraktığımız su gideri, yılda kişi başına ortalama 12 ton. Ayrıca, 5 dakikalık bir duşta ortalama 60 litre su harcanıyor. Dört kişilik bir ailenin her bir ferdi duş süresini 1 dakika azaltırsa yaklaşık 18 ton su tasarrufu sağlanıyor.

Hava sıcaklıkları artacak, güneşe dikkat

Türkiye yağışlı havanın etkisinden çıkarak sıcak bir haftaya giriyor. Meteoroloji verilerine göre yurt genelinde hava sıcaklıkları artış göstererek yaz dönemine paralel bir görüntü sergileyecek. Uzmanlar ani sıcaklık değişimlerinin yaşlılar, çocuklar ve yüksek tansiyon şikâyeti bulunanlar için tehlike arz edebileceğini belirterek güneş altında fazla kalınmamasını öneriyor. Konya ve yöresinde 1903 yılından bu yana her 12-13 yılda bir yağışın bol olduğu ıslak periyoda girildiği, bu yıl 15. kurak yılın yaşandığı ve ıslak periyodun geciktiği bildirildi. Bu arada, Antalya'da hava sıcaklığının yükselmesiyle birlikte vatandaşlar ve yabancı turistler sahilleri doldurdu. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, Antalya'da hava sıcaklığı 30, deniz suyu sıcaklığı ise 19 derece olarak ölçüldü. Adana'da etkisini gösteren ve mevsim normallerinin 1-3 derece üzerinde seyreden sıcaklık, vatandaşları bunaltıyor. Kentte hava sıcaklığı 9 Mayıs tarihine kadar mevsim normallerinin üzerinde seyredecek. Sıcaklık gündüz 33-36, geceleri 15-18 derece civarında olacak.

İstanbul, Adana, Antalya, Zaman

Nergihan Çelen

14:14 - 7/5/2007 - yorum {0} - yorum yaz


İklim uzmanları Bonn'da buluşuyor

Kategori: Belirtilmemiş
Küresel ısınmanın en önemli nedeni olarak görülen atmosfere salınan karbondioksit miktarı konusunda hedefler öngören Kyoto Protokolü bugün Almanya'nın Bonn kentinde düzenlenecek bir konferansta ele alınacak.

Karbon salımı
Kyoto Protokolü'nün süresi 2012 yılında doluyor

Kyoto Protokolü'nün süresi, 2012 yılında doluyor ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere çok sayıda uluslararası örgüt, zengin ülkelerle kalkınmakta olan ülkeleri Kyoto sonrasında da bağlayıcı hedefler konusunda aynı belge üzerinde ikna etme arayışında.

Bonn'daki toplantıda da, bu belgenin çerçevesi tartışılacak.

Zengin ülkeler topluluğu G-8'in dönem başkanı Almanya. Başbakan Angela Merkel de, gelecek ay G-8 liderleri Almanya'da bir zirve için toplandıklarında, iklim değişikliğini gündemlerinin ilk sırasına taşıma vaadinde bulunmuştu.

Bugün Birleşmiş Milletler konferansı için Bonn'da biraraya gelecek 190 ülkeden yaklaşık iki bin delegenin gündeminde de, küresel ısınmanın en önemli nedeni olan karbon salımının azaltılması için hedefler koyan Kyoto Protokolü olacak.

Uzmanların, sera etkisi yaratan gazların atmosfere salımının azaltılması için bir ilkeler çerçevesi oluşturması planlanıyor.

Ele alınacak bir başka konu da, kalkınmakta olan ülkelerdeki ormansızlaşma nedeniyle ortaya çıkan karbon salımının azaltılması için izlenecek yollar olacak.

Karbon salımlarının azaltılması konusunda yasal hedefler içeren Kyoto Protokolü'nün yürürlüğü 2012 yılında sona eriyor.

Avrupa Birliği üyeleri, protokolü imzalamamış olan Avustralya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkeleri, karbon salınımını azaltma konusunda bağlayıcı bir anlaşmada taraf olmaya ikna etmeyi umuyor.

Birleşmiş Milletler yetkilileri, karşı karşıya kaldıkları sorunun ise, dünyanın en zengin ülkeleriyle, gelişmekte olan Çin, Hindistan, Brezilya ve Meksika gibi ülkeleri aynı anlaşma etrafında buluşturabilmek olduğu görüşünde.

İki hafta sürecek müzakereler sırasında, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjiyle daha temiz fosil yakıt kullanılmasında teknolojiden yararlanmanın yolları aranacak.

Birleşmiş Milletler yetkilileri, Bonn konferansında elde edilecek sonuçların Aralık ayında Endonezya'nın Bali adasında yapılacak çevre bakanlarının toplantısına zemin oluşturmasını umuyor.

Bali'de düzenlenecek toplantıda bu kez amaç, Kyoto Protokolü sonrasını düzenleyecek bir belge üzerinde uzlaşma arayışı olacak.

 

BBC Türkçe Servisi

12:38 - 7/5/2007 - yorum {0} - yorum yaz


Kitap Kampanyası'na Çağrı:

Kategori: Belirtilmemiş

Onlar;
ofkenin,zulumun, aldanmanın ve
aldatmanın beldesinde
Hakkari'de,
okumak mucadelesi veren gençler,
ilkogretim okulunda
Yuksekova'da
bombaların degil; egitimin ve gulumsemenin,
patlamasını istiyorsanız
kurdukları (ya da kurmayı dusledikleri) kitaplıga bagıs yapın
-ilkogretim kitapları ve o seviyeye uygun kitaplar rica olunur-

 

Adres:
Kurukoy İlkogretim Okulu
Yuksekova/Hakkari.

15:12 - 5/5/2007 - yorum {0} - yorum yaz


Küresel ısınmanın faturasını köylüler ödeyecek

Kategori: Belirtilmemiş

Küresel ısınma nedeniyle su tüketimini düşürmek isteyen yetkililer, köylerdeki evlere de su sayacı takılmasını kararlaştırdı.

Türkiye'nin küresel ısınmanın potansiyel etkileri açısından risk grubu ülkeler arasında bulunduğunu göz önüne alan Kayseri İl Özel İdaresi ilk adımı attı. Su kaynaklarının dengeli kullanılmasını sağlamak isteyen İl Özel İdaresi, köylerdeki konutlara su sayacı takılmasını kararlaştırdı. Alınan karar doğrultusunda şehir bünyesinde bulunan 428 köyde evlere içme suyu, sayaç kontrolüyle verilecek. Uygulamada abonelerden 20 tona kadar ücret alınmayacak. 20 tonu aşan kullanımlar ise ücretlendirilecek. Böylece hem küresel ısınmanın neden olduğu su sıkıntısına kısmen çözüm bulunacak hem de israfın önüne geçilecek.

Kayseri İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mustafa Atsız, dünyadaki tüm su kaynaklarının risk altında olduğunu belirterek günümüzde su kullanımında tedbirin şart olduğunu söyledi. Özellikle ülkenin kırsal bölgelerinde suyun israf edilerek kullanıldığını ifade eden Atsız, içme sularının bahçe sulamada da kullanıldığını kaydederek, "Türkiye'nin kısıtlı su kaynaklarının dörtte üçünü tüketen sulama yatırımları hızla yapılırken suyun tasarruflu kullanımı unutuluyor. Ülkemizde sulanan alanların yüzde 94'ü, suyu israf eden yüzey sulama metotları (karık, tava ve salma) ile yapılırken geriye kalan sadece yüzde 6'lık bir alanda basınçlı sulama sistemleri (yağmurlama, damlama) kullanılmakta. Oysa yüzey sulama yöntemi yerine basınçlı sulama sistemlerinin kullanılmasıyla en az yüzde 50 oranında tasarruf sağlanabiliyor. Bugüne kadar sulamanın yüzeyden yapılması nedeniyle Türkiye'nin su kaynaklarının en azından üçte birinin israf edildiği tahmin ediliyor. Köylerde yaşayan insanlarımızın bir çoğu evinin yakınındaki bahçesini bile içme suyu şebekesinden suluyor. Böyle olunca yaz mevsimlerinde köyün bazı sakinleri susuz kalıyor. Küresel ısınma ile birlikte bunun etkisi önümüzdeki yaz daha da hissedilecek" diye konuştu.

Yaz mevsiminde yaşanabilecek susuzluğun önüne geçmek amacıyla şimdiden bir dizi tedbir aldıklarını belirten Özel İdare Genel Sekreteri Mustafa Atsız, bu çerçevede Kayseri bünyesindeki 428 köyde konutlara verilen su miktarını sayaçlarla kontrol edileceğini bildirdi. Her eve su sayacı takılacağını belirten Atsız, abonelerin 20 tona para ödemeyeceğini, 20 tonu aşan kullanımlarda ise abonelerden ücret alınacağını kaydetti. Sayaç uygulamasının su kullanımında önemli tasarruflar sağlayacağına inandığını dile getiren Mustafa Atsız, sayaçların takılmasının ardından israfı ortadan kaldırıp suyun dengeli dağıtımını gerçekleştireceklerini sözlerine ekledi.

Eşref Akgün
30 Nisan 2007, Pazartesi

Zaman

17:57 - 30/4/2007 - yorum {0} - yorum yaz


Ormanlar, güneş enerjisi korumasına alınıyor

Kategori: Belirtilmemiş

Orman varlığını değişik sebeplerle eriten Türkiye, bir yandan da kayıplarını en aza indirmenin yollarını arıyor. Bu çerçevede sayısız proje üzerinde çalışılıyor.

Dikkat çeken projelerden biri de orman köylüsünün odun yerine güneş enerjisiyle ısınmasıyla ilgili. 5 yıl içerisinde 500 bin orman köylüsü Dünya Bankası'nın desteğiyle güneş enerjisi sistemine kavuşturulacak. Çatılara konulacak paneller sayesinde yaklaşık 50 bin hektar ormanın kesilmesi önlenecek. 21 Mart Dünya Ormancılık Günü'nde en anlamlı kutlamanın korumaya yönelik çalışmalar olduğunu ifade eden Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, "Dünya Bankası'nın kredi imkanlarını da seferber ederek, yüz binlerce orman köylüsüne ormandan tek ağaç kesmeden ısınma imkânı oluşturacağız." dedi. Yenilenebilir enerjilerin kullanılmasını teşvik ettiklerini anlatan Pepe, bu yıl orman köylerinde yaşayan 12 bin ailenin güneş enerjisi kullanmasını sağlayacaklarını açıkladı.

Türkiye'de yaklaşık 10 milyon kişi, ormanların içindeki ve yakınındaki köylerde ikamet ediyor. Bu vatandaşların yeşil örtüye zarar vermemesi için gelirlerinin iyi olması gerekiyor. Orman köylüsünün sosyo-ekonomik kalkınmasıyla ilgilenen Orman Köy İlişkileri Genel Müdürlüğü bu anlamda 2006 yılında kooperatiflere 850 milyon YTL destek verdi. Orman varlığının korunması amacıyla yürütülen projeler kapsamda, orman köylüsünün ısınmak için odun yakmak yerine güneş enerjisi kullanması öngörülüyor. 2004'te 31 aile ile başlayan uygulamadan 2005 yılında 7 ilden 553 aile yararlandı. Geçtiğimiz yıl ise sayı 27 ilde 4 bin 585 aileye çıktı. Bugüne kadar 460 hektar alan kesilmekten kurtuldu.

Gürhan Savgı, Ankara

30 Nisan 2007, Pazartesi

Zaman

17:55 - 30/4/2007 - yorum {1} - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa
003 wegolo banner120x240EN Hakkımda
Sizde basında okuduğunuz şeyleri e-mail olarak bize yollayabilirsiniz, unutmayın israf sadece edene değil tüm halkımıza zarar vermektedir ve bu konuda duyarlı olmak da hepimizin görevidir. Şayet israfın önlenmesi konusunda fikirleriniz var ise onu da paylaşabilirsiniz. Sevgiler.
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Düşünce Gündem
Yeşil Kart'la Hayat Boyu Oturma Hakkı ve Vatandaşlık
Suyunu Boşa Harcama
Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı
Dale Carnegie

EPSİLON YAYINLARI
Çağdaş Türkiye'nin Avrupa Dönüşümü
Kemal Derviş & Daniel Gros & Michael Emerson & Sinan Ülgen

DOĞAN KİTAPÇILIK
Sanık
Yılmaz Güney

YILMAZ GÜNEY KÜLTÜR VE SANAT VAKFI
Darbelerin Ekonomisi
Mehmet Altan

İYİADAM
Şifrelerin Matematiği: Kriptografi
Ersan Akyıldız, Sedat Akleylek, Canan Çimen

ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayıncılık
Kategoriler
Kategori yok Son Yazılar
- 5 Milyon kişi 'Su'dan sebeplerle ölüyor.
- En çevreci yatırım: 150 firma gelirini 'çöpten' kazanıyor
- Su Tasarrufu için Seferberlik
- Değirmendere'nin su sıkıntısı ortadan kalktı
- Bursa'nın-Doğancı Barajı Alarm Veriyor!
- Su Gündemi
- Tuzla'daki zehirli variller çevre bilincinin miladı oldu
- Sabah Gazetesi Dosyası...
- Parfüm kadar değerleri yok...
- Su tasarrufu önerileri
Arkadaşlarım
ademgunesh
incebiragit
sohbetsevenler
2050